Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan seçim çalışmalarına İstanbul’da devam etti. Sultanbeyli mitinginde konuşan Buldan, şunları söyledi:
Bugün burada Sultanbeyli halkıyla bir arada olmaktan onur duyuyorum. Biz Serhad'dan, Kars’tan, Kağızman’dan, Muş’tan, Van’dan, Erzurum’un ilçelerinden geliyoruz. Oradan sizlere binlerce selam getirdik. Sizlere sevgili Leyla Güven’in binlerce selamını getirdik. Sizlere sevgili Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın binlerce selamını getirdik.
Halkımız kayyımları Saray'a Tayyip Bey'in yanına gönderecek
Gittiğimiz her yerde bugün burada olduğu gibi büyük bir coşku var. Tıpkı burada olduğu gibi her yerde aynı moral, aynı heyecan var. Özellikle kayyımların atandığı yerlerde, halkımız sabırsızlıkla 31 Mart tarihini bekliyor. O kayyımların biletini çoktan kesmişler. 31 Mart akşamı Ankara uçağına biletlerini kesmişler. Saray'a gönderecekler, Tayyip Bey’in yanına gönderecekler.
Halkımız bize "Ankara'da, İzmir'de, İstanbul'da faşizmi bitirin" dedi
Kayyımların atandığı yerlerde halkımız bize şunu dedi: "Burada çok fazla zaman harcamanıza gerek yok. Burada, biz 31 Mart tarihinde kayyımları göndereceğiz, siz İstanbul'a gidin, Ankara'ya gidin, İzmir'e gidin. Orada faşizmi bitirin, faşizmi gönderin". İşte onun için bugün buradayız.
Bir arada yaşamamıza tahammül edemiyorlar
Sultanbeyli Türkiye’nin nadide ilçelerinden biridir. Halkların kardeşliğinin, bir arada yaşamın, kadınların özgürlüğünün, gençlerin geleceğinin garanti altında olduğu ilçelerden biridir. Ancak bu ülkeyi yönetenler, Sultanbeyli'yi yönetenler, burada da ayrımcılık yapıyor. Burada da Türk'ün, Kürdün, Azeri'nin, Çerkes'in, Laz'ın farklı kültürlerin, farklı inançların bir arada yaşamasına tahammül edemiyorlar. Ama bilsinler ki 31 Mart tarihinde iki belediye eşbaşkanımız bu güzellikleri size armağan edecekler.
Tayyip Bey "HDP halktır halk burada" sloganını izletsin sinevizyondan
Tayyip Bey, her gittiği yerde yaptığı mitinglerde sinevizyonlarda bizleri gösteriyor ya, aslında bizleri değil “HDP halktır, halk burada” sloganını göstersin. Her yerde bu görüntüyü izletsin. Ama buna cesareti yok. Aslında mitinglerde söyleyecek sözleri de yok, kullanacak kelimeleri de yok. Ne yapıyorlar? Bir gün Kürdü, bir gün Aleviyi, bir gün kadınları sinevizyonlarla millete gösteriyorlar.
Bir bakıyorsunuz Kürt düşmanı bir bakıyorsunuz kadın düşmanı
Bir bakıyorsunuz Kürt düşmanı olmuş, geçmişte yaptığımız konuşmaları gösteriyor; bir bakıyorsunuz kadın düşmanı olmuş, Taksim Meydanı’ndaki gece yürüyüşünde polis saldırısına ıslık çalan kadınlara ezana ıslık çaldılar diyerek manipülasyon yapıp yalan söylemler kuruyor. Bir bakıyorsunuz bizlere "terörist" diyor, bir bakıyorsunuz "ülkeyi bölecekler" diyor.
Bir oy fazla alabilmek için Türkiye halklarına hakaret ediyor
Başka da söyleyecek bir şeyleri yok. Tayyip Bey’in başka söyleyecek, kullanacak hiçbir şeyi yok sadece ve sadece elindeki bu birkaç malzemeyi kullanmaya ve bir oy fazla alabilmek için Türkiye halklarına hakaret etmeye, küfür etmeye, yalan söylemeye ne yazık ki devam ediyor.
Siz değil misiniz camilere AKP posteri asan
Bugün de yaptığı konuşmada HDP'lilerin dinsiz, imansız ve ateist olduğunu iddia ediyor. Peki buradan sormak istiyoruz. Siz değil misiniz 24 Haziran seçimlerinde yaptığınız mitinglerde elinize Kuran’ı Kerim’i alıp dini istismar ederek seçim mitingleri düzenleyen? Peki, siz değil misiniz camilere AKP posterlerini asıp camilerden seçim çalışmaları yapan?
Biz dini de imanı da AKP'den öğrenmedik
Biz dini de, imanı da, Allah’ı da AKP’den öğrenmedik. Biz dini de imanı da Allah’ı da bin yıllardır bu topraklarda, bu coğrafyada namazımızla, orucumuzla, ibadetimizle, Allah’a olan inancımızla yaşıyoruz. Ama eğer siz bilmiyorsanız biz size öğretmesini de biliriz. Gelin bu halktan din dersi alın, gelin kadınlarımızdan din dersi alın. Ama onların amacı farklı. Onların amacı din üzerinden siyaset yapmak.
Yeni Zelanda katliamını bile kullandı
Yeni Zelanda’da 3 gün önce bir katliam gerçekleşti. Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan silahlı saldırıda 50’nin üzerinde Müslüman can verdi. Tayyip Bey bunu bile kullandı. Seçim mitinglerinde o katliamın görüntülerini izletti. Yeni Zelanda Başbakanı; “Ben katilin ismini bile ağzıma almayacağım” derken, Tayyip Bey o katliamın bütün görüntülerini insanlara izletti.
Yeni Zelanda çok uzak, sen önce Türkiye’de işlenen katliamların hesabını ver
Bugün de çıkmış, "Eğer Yeni Zelanda bu katliamın hesabını sormazsa biz gereğini yaparız, biz sorarız" diyor. Ya Yeni Zelanda çok uzak, sen Türkiye’de işlenen yapılan katliamların hesabını ver önce! Ankara Katliamında, Suruç Katliamında onlarca insan can verdi. İstanbul’da bombalar patladı. IŞİD bombalar patlattı. Diyarbakır HDP mitinginde IŞİD bomba patlattı. Roboski’de katliam yapıldı, insanlarımız can verdi. Henüz bu katliamların hiçbirinin sorumluları açığa çıkarılmadı. Aksine bunların üzeri örtüldü. Yapanlara farklı görevler verildi. Bu kalkmış, "Yeni Zelanda’daki katliamın hesabını sormazsanız biz sorarız" diyor. Sen önce kendi ülkende yapılan katliamların hesabını ver sonra çık istediğin kadar konuş.
Merak etme Tayyip Bey oylar bölünmeyecek çünkü bütün oylar HDP'ye gelecek
Bunların ceplerinde haram, dillerinde yalan. Tam 17 yıldır bu ülkeyi böyle yönetiyorlar. Yalanla, haramla, talanla. Ellerine ne geçerse kendi yandaşlarına peşkeş çekmekle, bu ülkede ayrımcılık yapmakla, bu ülkede insanları kutuplaştırmakla, Kürtleri inkar etmekle, yok saymakla, Alevi toplumunun hakkını vermemekle... 17 yıldır bu ülkeyi böyle yönettiler. Bugün de yine seçim meydanlarında "Bize oy verin, oyları böldürmeyin" diyorlar. Merak etme Tayyip Bey oylar bölünmeyecek çünkü bütün oylar HDP'ye gelecek.
İsim vermiyorum, siz kime oy vereceğinizi biliyorsunuz
Türkiye’yi nasıl yönetiyorlarsa, İstanbul’u da aynı anlayışla yönetiyorlar. Talan, yalan, haram; bu üç şey üzerinden. İstanbullu da artık kararını verdi. Biz bugün buraya bunun için geldik. Burada İstanbul’da AKP- MHP ortak adayına değil; demokrasiden, barıştan, özgürlükten yana olan ve İstanbul’daki demokrasi güçlerinin adayı olan bir kişi var. Oylarımız oraya gidecek. İsim de vermiyorum, parti ismi de vermiyorum, siz biliyorsunuz.
Sultanbeyli'de kendi adaylarımıza oy veriyoruz
Sultanbeyli’de kendi adaylarımıza oylarımızı veriyoruz. Nihat Akdoğan arkadaşımız, Hakkarili yoldaşımız. Sizin evladınız, Hakkari Milletvekilliği yapmış, TBMM'de sizleri temsil etmiş, değerli bir yoldaşımız. Yine Ülker Anamız. Anaların anası hepimizin anası Ülker Anamız. Saçlarını barış için ağartmış. Saçlarını bu ülkenin özgürlüğü için ağartmış. Bu iki değerli eşbaşkan adayımızı 31 Mart tarihinde geleceğiniz için, hizmetiniz için, yarınlarınız için, kadınlarımız ve gençlerimiz için 31 Mart tarihinde vereceğiniz oylarla mutlaka ama mutlaka belediye eşbaşkanı yapacağınıza yürekten inanıyorum.
Tabi bizim meselemiz 31 Mart’ta sadece bir koltuk kazanmak meselesi değildir. Bizim meselemiz belediyeleri kazanmak ama aynı zamanda yarınlarımızı ve geleceğimizi demokratik bir şekilde özgürlüklere, barışa ve adalete olan inancımızla yönetmektir. Bunun için de gece gündüz çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz.
Cezaevlerinden cenaze çıkmasına müsaade etmeyeceğiz
Leyla Güven bugün 132 gündür açlık grevinde. Ve sevgili Leyla’yla birlikte cezaevlerinde ve dışarıda yüzlerce arkadaşımız bedenini açlığa yatırmış. Tek bir talepleri var; tecrit kalksın diyorlar. Bunun için de Adalet Bakanı’na, bu ülkeyi yönetenlere her gün çağrı yapıyorlar. İki gün önce Tekirdağ Cezaevinde Zülküf Gezen tecridin kalkması için yaşamına son verdi. Biz de buradan bir kez daha açlık grevinde olan arkadaşlarımızın talebinin mutlaka ama mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade ediyoruz. Cezaevlerinden cenazelerin çıkmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bütün bunlar için ama ayrıca cezaevlerinde tutuklu olan milletvekili arkadaşlarımızın, belediye eşbaşkanlarımızın, partili arkadaşlarımızın, bu ülkede barış isteyen aydınların, yazarların, akademisyenlerin, özgürlüklerine kavuşabilmeleri için de 31 Mart önemli bir tarihtir.
Bakalım Büyük Daire sizi mi dinleyecek, Demirtaş'ı mı dinleyecek?
Bugün AİHM'in Demirtaş davasıyla ilgili kararına Demirtaş'ın avukatlarının yaptığı temyiz başvurusu kabul edildi. Ama bütün kanallar flaş haber olarak, “AİHM Türkiye’nin yapmış olduğu başvuruyu kabul etti” şeklinde verdi. Ama hatırlatmak isteriz Selahattin Demirtaş’ın yaptığı başvuru da kabul edildi. Bakalım Büyük Daire sizi mi dinleyecek yoksa Selahattin Demirtaş'ı mı? Bakalım kararını nasıl verecek? Öyle dereyi görmeden paçayı sıvamayın. Selahattin Demirtaş’la ilgili verilen kararların üzerine atlamayın. Selahattin Demirtaş’ı cezaevinden çıkaracak olan irade işte buradadır, halkımızdır. Buradan sevgili Selahattin Demirtaş’a, Leyla Güven'e, bütün yoldaşlarımıza bir kez daha selamlarımızı gönderiyorum.
Sultanbeyli halkına yürekten teşekkür ediyorum. Her iki belediye eşbaşkan adayımızı seçeceklerine inanıyorum. Hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
19 Mart 2019


